Siz Gerçekten Bildiğimiz Edip Yuksel misiniz?

19 Wiki sitesinden
Atla: kullan, ara
Known yuksel.jpg

Hüseyin October 24 at 10:13pm Report selam siz gerçekten bizim bildiğimiz edip yükselmisiniz?

Edip October 24 at 10:42pm Sevgili Hüseyin, Selam sizinle de olsun.

Acaip bir soru. Diyelim dünyada iki Edip Yüksel var. Siz birisini biliyorsunuz. Ve onlardan birisine bu soruyu soruyorsunuz. Sizin hangisini bildiğinizi nereden bilsin ki? Yoksa aradağınız Edip Yüksel herkesin kalbindekini bildiğine inanılan tanrılaşmış bir şeyh mi?

Kısacası, sizin bilmediğiniz Edip Yüksel de olabilirim bildiğiniz de. Ama ben sizin hangisini bilip bilmediğinizi bilemiyorum :)

Eğer siz hadislere ve sünnetlere itibar eden birisiyseniz sizin herhangi bir Edip Yüksel'i bilme şansınız azalıyor. Onun yerine hayallerde tahrif edilmiş, karikatürize edilmiş, iftira edilmiş birisini biliyorsunuzdur ki öyle bir Edip'i sanal alemde değil uydurukçuların hayallerinde aramalısınız. Sanal alem onların kafasından çok daha reel.

Evet dostum, sizin bildiğiniz Edip Yüksel böylesine açık sözlü, bildiği doğruyu çekinmeden ifade eden birisi mi? Kibarlık budalalarının "patavatsız" bildiği birisi mi? Eğer öyle ise o zaman hoş geldiniz safa geldiniz.

Yok, bildiğin Edip Yüksel, kalabalıkları kıble edinen, Allah ve peygamberi adına uydurulmuş hikayelerle nemalanan, aklını kullanmaktan korkan, sahtekar bir mezhep mukallidiyse o zaman onu başka yerde arayınız.

Selam, Edip

Hüseyin October 24 at 10:49pm Report sevgili edip bey çok felsefi bir cevap oldu, memlekette elbete yüzlerce edip yüksel var ama popüler olan edip yüksel birtane ben ona mahsuben sordum, şimdi birisi size birazdan fetullah gülen gelecek dese sizemin değilseniz muhtemelen şunu sorarsınız,bizim bildiğimiz fetullah gülenmi eğer oysa karşınızdaki muhtemelen evet bilim bildiğimiz diyecektir yok tanınmayan birisiyse yok bu başka bir arkadaş cevabı verir.

kırılmayın ama olaylara yaklaşım biçiminizde bile bir hararet varbuda dikkat çekmeyi çok sevdiğinizi gösteriyor. umarım kırılmamışsınızdır.

Hüseyin October 24 at 10:52pm Report yazılar arasındaki nokta vürgülleri pek bilmiyorum, sakın bundanda bir problem aramayın . idare edin, ben ilk okul mezunuyum

Hüseyin October 24 at 11:02pm Report eğer siz hadislere ve sünnete itibar eden birisiyseniz, edip yükseli tanıma şansınız yok ,bu hem kendinizi ilahlaştırdıınızı , hemde kendinizle ters düştüğünüzü gösteriyor. burada şu hükümler çıkar . 1 bütün hadisler yalan ve yanlıştır. 2 sünnet denilen şeylerin tamamı yanlıştır, oysa selam vermek güzel konuşmakta bir sünnettir, şimdi bunlar yanlışmıdır? muhtemelen birazdan kendimi ilahlaştırdığım hükmüne nerden vardığımı soracaksınız, bu demek oluyorki eğer siz hadislere ve sünnete inanıyorsanız benim hakkımda kesin olarak yanlış fikir beyan edersiniz, yani ya ben yada hadisler diyorsunuz, kusura bakmayın ama birinden birini tercih edecek olursam bu elbette sahih olan hadisler olur. sağlıcakla kal

Edip Yuksel October 24 at 11:08pm Sevgili Hüseyin, Başımın üstünde yerin var. Benim bu acaip uslubumu bağışla. Beni tanırsan sözlerimden alınmazsın. Senin ilkokul mezunu olman hiçbirşey eksiltmez. Ben beyinsiz o kadar profesör gördüm ki... Neyse.

Hakkını helal et. :) Selam ve saygılarımla..

Hüseyin October 25 at 3:46am Report günümüzde maalesef hadis olarak bilinipde hadis olmayan fazlasıyla bilgi kirliliği olduğu acı bir gerçektir. nitekim bir çok hadis alimi,buhari,müslim tirmizi vsgibi hadis derleyicilerin derlediği hadislerin yüzbinlerce sözde hadislerin içerisinden derlediğini biliyoruz. bu demektirki hadis olarak bilinen her söz ve bilgi hadis değildir.hele hele kuranın mantığına ters ise bu hadis olmadığı gibi peygamberede büyük bir iftiradır. ama bir söz peygambere aitse başımızın üstünde yeri vardır. hangi peygamber olursa olsun. sünnete gelince.bence sünnet kuranın hayata yansıyış biçimidir.kuran ahlakını yaşayabiliyorsak bu sünneti zaten uyguladığımız anlamına gelir. geleneksel islam anlayışının içerisinde maalesef bir çok hurafe inanç var,ama bu tüm hadisleri yada sünneti reddetmemiz anlamına gelmemesi gerektiğini düşünüyorum, belkide yanılıyorum ,ama benim fikrim bu. evet geleneksel islam anlayışı peygamberi fasrkında olmadan ilallaştırıyor, bu çok acı bir durum, hatta sadece peygamberler değil alimlerde ilahlaştırılmıştır.aslında bu anlayış tehvid için büyük bir tehdidtir. çünkü kuran allahtan başkasını ilah edinmeyin diyor.

ama bunlara karşı çıkarken kendimizide ilahlaştırmamalıyız diye düşünüyorum.

sizinde sayfanızda bulunan anamurlu ali borazanla uzun uzun sohbetlerimiz oldu.oda gelenekçi din anlayışına karşıdır,her şeyin sorgulanması gerektiğini her seferinde vurgulardı, herkesi,her anlayışı sorgulamış ama kendisini sorgulamayı maalesef unutmuş, yani başka düşüncelerin alahlaştırılmasına karşı çıkmış ama o kutsallığa farkında olmadan kendisini sığdırmış.

sakın alınmayın ama sizin yazdıklarınızda ve yaklaşımınızdada aynı motifleri görmek mümkün.

sağlıcakla kal

Hüseyin October 25 at 3:47am Report sizinle uzun uzun konuşmayı çok isterdim inşaallah bir gün görüşürüz

Edip October 25 at 8:21am Herkesle bu konuyu A harfinden başlayarak parakende tartışamam sevgili Hüseyin. Ben senin savunduklarını çok iyi biliyorum. Hatta onları savunmak için kitaplar yazdıydım cezaevlerine girdiydim. Ancak ,senin yazdıklarından anlaşılıyor ki sen benim niye hadisleri redettiğimi hiç ama hiç bilmiyorsun. Eğer eleştirmeye çalıştığın bir insanın görüşlerini öğrenmek ve ondan sonra eleştirmek istiyorsanız lütfen,www.islamicreform.org sitesinde online olarak da yayımlanan İslami Reform için Manifesto adlı kitabıma bakınız. Kısa bir kitap. Orada Türkçe bölümünde pdf dokümanı olarak bulacaksınız. Selam

Hüseyin October 25 at 10:22pm Report anlaşılan sende benim eleştirimi okumamışsın sayın yüksel,ben senin fikirlerini eleştirmedim,ben temel mantığı eleştirdim şu ana kadar yazdıklarınızdan anlaşılıyorki siz farkında olmadan kendinizi ilahlaştırıyorsunuz. fikirleriniz doğru yada yanlış olabilir. buna saygı duyarım. anlıyorum edip yükseli tanıyan ,tanımayan herkes kendi beyninde din dışına çıkarmış, buda sizin reflekslerinizi güçlendirmiş, ama ben olaya böyle yaklaşmadım, sizin fikirlerinizin doğru olduğunu varsayalım benim açımdan gene bir şey değişmez, çünkü bir fikri ortaya koyarken siz kendinizi kutsallaştırmak maksadıyla yapıyorsanız bu doğruların hiç bir mantığı yoktur. bence kendinizi fazla merkeze koyuyorsunuz, yazdıklarınıza dikkat ediyorum, temelde hep başkalarının mantığını çürütmek var buda kendini kutsallaştıran insanlarda olur. neyse görüşmek dileğiyle yinede kitabınızı okumaya çalışacağım, sevgiyle kal..

Edip October 26 at 8:41am Hüseyin kardeşim:

Muhammed peygambere nazil olan ayetlere bakarsanız çoğu müşriklere yöneltilen eleştiriler içeriyor. Aynı şekilde İsa da öyleydi... Milyarlarca müşriğin Allah ve peygamberleri adına uydurduğu dinler, hurafeler, doğmalar, mezhepler, tarikatler ortadayken bir muvahhidin sesini çıkarmasını fazla buluyorsanız siz kalabalıkların yönünü kıble edinmişisiniz.

Kendimi merkeze koyuyormuşum da... Ben merkeze koysaydım ne konuştuğunu neye inandığını bilmeyen koyun sürüsü gibi nice insanı muhatap alır mıydım? Sümüklü bir şeyh bile seni muhatap almazken ben sana "başım üzerinde yerin var diyorum" ve sen başıma oturup "edip sen kendini çok büyütüyorsun" diye başıma sıçıyorsun!

Ben kimseden bir kuruş para istemedim. Bana bey, hoca, efendi diye hitap etmelerini bırak, sadece ilk ismimle hitap etmelerini istedim, herkesle, çocuktur cahildir demeden muhatap oluyorum. Fikir tartışmalarına giriyorum ve muhataplarımı akıllarını kullanmalarını ve iddialarımı araştırıp sorgulamaya davet ediyorum. Ama, akıllarını kullanmaktan korkan mukallitler sözlerimi değerlendirmek yerine şahsıma iftira ve hakaret atmaya çalışırlar. Kendime çağırmadığım, bu tartışmalardan bir kuruş kazanmadığım halde.

Sen o mukallitler guruhunun bir neferi olarak "fikirlerimi eleştirme" ve daha doğrusu dinleme niyetinde olmadığını itiraf ediyorsun, ve utanmadan beni kendimi ilahlaştırmakla itham edebiliyorsun!

Senin gibi muhakemesi tepe taklak olmuş, insafı körelmiş birisiyle tartışmayacağım. Buna zamanım yok maalesef.

Selam


Hüseyin: ah edip yüksel ah,kırılma ama maalesef seninle ilgili düşüncelerimde haklı olduğumu düşünüyorum. bu yazdıkların bile kendini dünyanın merkezine koyduğunu gösteriyor.

evet din adına herşeyi sorgulamışsın ama kendini sorgulamayı unutmuşsun, ve kendini yüceltmek içinde başkalarını aşşağılıyorsun . bu hiçde kurani değil. sümüklü bir şeyh tabirini kullanmanın temelinde kibir vardır.

başımın üstünde yerin var derken elbette mürit olmam beklentisi içerisindesin, eğer bu beklenti içerisinde olmasaydın böyle sitemli bir cevap vermezdin.

ben senin fikirlerinin tamamının yanlış olduğunu söylemiyorum, elbette doğrular vardır. kısaca hayatını okudum, çok zeki bir insan olduğun besbelli,yani zekeriya beyaz gibi boş bir adam değilsin. ama zekayla birlikte bolca enaniyetle donandığını düşünüyorum.bunu neden ısrarla söylüyorum biliyormusun?

sana katılmadığımı yada tabi olmayacağımı anlamış olmalısınki çok hararetli bir cevap yazmışsın.hemde argo içerikli ve bir entellektüele yakışmayacak biçimde. ben kimsenin başına.......mam bunu kendime hakaret sayarım .fikirlerinden dolayı insanlara asla hakaret etmem.bu kuran ahlakıylada bağdaşmaz zaten

kısacası kutsallaştırmaya karşı çıkarken ,belki farkında olmadan kendini kutsallaştırıyorsun.

sayın yüksel dürüst olalım,şimdi benim yerime seni hiç sorgulamadan tüm fikirlerini kabul edip sana tabi olacağı izlenimini veren birisi olsaydım sen bundan memnunmu olurdun? yoksa düşünmeyen ,sürü psikolojisiyle hareket eden bir insan olduğumumu söylerdin? allah için bunu sorgula.

neden kendimi haklı buluyorum biliyormusun?

çünkü yazdığın cevaplar bana çok kızgın olduğunu gösteriyor,çünkübilinçaltında bir kutsalı eleştirdiğimi düşünüyorsun.

ama bazı düşüncelerinin dışında günlük hayatta çok dürüst bir insan olduğunu tahmin edebiliyorum.sevgiyle kal

Edip: Sevgili Hüseyin, selam, yani barış dileği ile:

Kızmamın sebebi basit: verdiğim mesajın işitilmesini engellemek isteyen her mukallit aynı metodu uyguluyor: şahsıma hakaret, şahsıma iftira, niyetimi sorgulama. Siz bir istisna olabilirsiniz ama ben onlarca yıldır bu tür belden aşağı yumruk atan yüzlerce, binlerce cüce ile muhatap oldum.

Eğer ben kendime çağıran bir dinadamı ve politikacı olsaydım o sorgulamaları makul karşılamam gerekirdi. Ama ben 1+1+1=1 diyenlere karşı 1+1+1=3 diyorum, "kutsal keçi ayet yeyip neshetti" diyenlere "böyle saçmalık olmaz" diyorum. Bu basit gerçekleri reddedemiyen üçlemeciler ve kutsal keçiciler nefsimi putlaştırdığımı, aslında İsa'yı veya keçileri sevmediğimi falan gündeme getiriyorlar...

Senin bana mürit olman beklentim yok. Mürit aramıyorum. Benimle uzun süredir yazışanlar tartışanlar bilirler. Benim en yakın arkadaşlarım hatalarımı görüp bana gösterirler ve bazı konularda benden çok farklı düşünürler. Oğullarımı bile düşünceleri ve inançları konusunda alabildiğine serbest bırakan biriyim. Her iki oğluma da, "Eğer babanız ve anneniz müslüman diye müslüman olacaksanız hiç olmayın!" diye tembihleyen bir adamın cemaat arayan bir hoca veya mürit arayan bir şeyh ile ne benzerliği var.

Sen benimle fikir tartışmasına girseydin sana darılmazdım, kızmazdım. Hatta fikir tartışması içine bu tür suçlamaları da serpiştirseydin, pek umurumda olmazdı. Ama sen "fikir önemli değil" deyip beni nefsimi putlaştırmakla suçlayınca olumsuz tepki gösterdim. Hele bana yazdığın ilk mesajın başlığı "sen bildiğimiz edip misin?" diye genellikle hakkımda uydurulmuş hikayeler ve iftiralarla beni "bilen"lerin ifadesini içerince bu tepkimi hakkettiğinizi düşündüm.

Bu suçlamanın sebebi olarak da kalabalıkları, yerleşik inançları öylesine uzlaşmasız eleştirmemi örnek gösterdiğinizi anladım. Böyleleri tarih boyunca elçilerin karşısında olmuşlardır. Zira her elçi otoriteye karşı, kalabalıklara karşı nefsini putlaştırmış kişiler olarak algılandı taklitçi inkarcılar tarafından.

Kuşkusuz, her otoriteye karşı çıkan, her kalabalıklara meydan okuyan halis niyetli değildir. Bazı insanlar sırf dikkat çekmek için otoriteye ve kalabalıklara karşı çıkarlar. Ama bu tür kişilerin niyeti genelde savundukları ve tartıştıkları konulardaki çelişki ve samimiyetsizlikten okunabilir.

Ben ender olarak kızarım. Sizi kastetmiyorum. Sahtekarlara ve riyakarlara karşı az tahammülüm var. "Nefsizini putlaştırmayınız" diye etrafa vazettiği halde bir sürü puta tapan nefislerlerle karşılaştım. Sadece fikirlerin tartışıldığı bir ortamda şahısların niyeti hakkında suizanlarla spekülasyonlar ve iftiralar üreterek fikirlerin tartışılmasını engellemek isteyenlere karşı her nedense pek sabrım kalmadı.

Sen yukarıda tasvir ettiğim gruba dahil olmayabilirsin ve gerçekten samimi olarak beni uyarmak isteyen bir dost olabilirsin. Ki yazdığınız bu mektuptan sonra öyle birisi olduğunuzu çıkarıyorum.

Bu yüzden, bu tepkimi size karşı değil, "mesaj'ı engellemek için mesajcıyı iftira ile öldürmeye çalışan" kişilere yönelik bir tepki kabul et. Seni onlarla karıştırdım. Bu yüzden hakkını helal et. Özür beyan ederim.

Selam,

Edip: Ha bir de dünyanın merkezi olduğumu sandığıma yönelik bir eleştirisi var... Daha ne bekliyordun ki sevgili Hüseyin? Kuşkusuz, kendi dünyamın merkeziyim ben. Herkes kendi dünyasının merkezidir, ve öyle olmalı. Kendi dünyalarına yabancılaşan ve onun merkezi olmak yerine uydusu olmayan çalışanlar şizofrenik kişiliğe sahip olurlar. Keşke sen de kendi dünyanın merkezini kabul etseydin, kendine yabancılaşmasaydın, nefsine zulmetmeseydin.

Ha bir de kendi aklımla düşünüyor muşum!... Daha ne bekliyordun Hüseyin? Kendi aklımla değil, senin aklınla mı düşünmeliydim veya aklımı senin bana tavsiye ettiğin bir başkasının sepetine koyup onun aklıyla mı düşünmeliydim?

Ölüleri rahat bırakalım şimdilik. Dirilerden bana MERKEZ veya AKILDA MERCİ olarak önerebileceğin kişi veya kişiler var mı? Hani sen başkalarını kendi aklınla mı bana önereceksin yoksa başkasının aklıyla mı sorgulamıyorum...

Sadece merkezi ayarımı düzeltmem için senin merkez gördüğün adam, daha doğrusu, hocaefendi hazretleri kim? Eğer, "merkezin Kuran olsun" diyeceksen, benim Kuran ile bir problemim yok. Aklederek ruhumu ve nefsimi dünyamın merkezine koyduğumdan beri, falan hazrete filan efendiye kul ve köle olmaktan kurtulduğumdan beri Kuran ile barışığım sevgili Hüseyin. Peki aynı şeyi sen de söyleyebiliyor musun?

Selam

Ayrıca bakınız

Dış Bağlantılar